ORGAN NAKLİ..
“Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.” (Ebu Dâvud: 3207 - İbn-i Mâce: 1616)
İnsan vücudu Allah-u Teâlâ'nın kullarına bahşettiği ilâhî bir emanettir.
Şahsa ait değildir ki, organlarını başkasına bağışlayabilsin.
Halbuki organ nakli, organlar canlı iken yapılıyor. Öleceğine yakın bir zamanda vazifeli melekler canını alırken, doktorlar da organlarını alıyor. Kişi hem içten, hem de dıştan ıstırap görüyor. Bir taraftan en büyük eza ve cefâ çekiliyor, bir taraftan da bir nevi cinayet işleniyor. Bu ise haramdır.
Bağışladığı Organ Alınırken Canlandı
Beyin ölümü gerçekleşen genç, hemşireler vücudunu organ bağışı için hazırlarken gözlerini açtı..
ABD'de 21 yaşındaki Zack Dunlap, trafik kazası sonrası hastaneye kaldırıldı.
İki gün yoğun bakımda kaldıktan sonra "beyin ölümü gerçekleşti" denilen genç, mucize eseri hayata döndü.
Dunlap, hemşireler ölü bedenini organ bağışı için hazırlamaya başladığı sırada gözlerini açtı.
Hastaneden bir yetkili "Hemşire de çok şaşırmış. Dunlap aniden koluna yapışmış" dedi. Hastayı yeniden muayene eden doktorlar, gencin bilincinin açık ve hayatta olduğunu gördü. Yeniden tedavi altına alan Dunlap'ın sağlık durumunun her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten ailesi "Bu gerçek bir mucize" dedi.
"An Oklahoma man declared brain dead shocks everyone when he suddenly reached for the nurse who was prepping him for organ donation."
Kaynak: www.woai.com
Organları alınırken, ´hayata döndü´
Fransa´da tıbben öldüğü gerekçesiyle organları çıkarılmak üzereyken hayata dönen hasta, ülkede yeni bir tartışma yarattı.
Ocak ayında Paris´teki Pitié Salpétriere Hastanesi´nde meydana gelen olayda, adı açıklanmayan 45 yaşındaki adamın, hastaneye getirildiğinde kalbinin atmadığı belirtildi.Doktorların 90 dakikalık müdahalesinin ardından hastanın yaşam fonksiyonlarının durduğuna karar vermesiyle birlikte ailesinden organ nakli için onay alındı.
Doktorların ilk neşter darbesinin atmasının ardından makine yardımı olmadan kalbinin atmaya başladığı ve nefes alıp verdiği kaydedildi.Hemen yoğun bakıma alınan adamın, birkaç hafta sonra konuşmaya ve yürümeye başladığı, şu an ise sağlık durumunun iyi olduğu açıklandı.
Yaşanan olay, ülkede 2006´da kabul edilen yeni organ nakli kurallarının da tartışılmasına yol açtı.
Fransız uzmanlar, birçok Avrupa ülkesinde de uygulandığı gibi, kalbi ve beyin fonksiyonları duran hastaların vakit geçirmeden hayati organlarının nakledilmesini istiyor.
Ancak uygulamaya karşı çıkanlar, pek çok hastanın tıbben ölü sayılmasına karşın uzun süre sonra yeniden hayata döndüğüne ilişkin örnek vakalar bulunduğunun altını çizerek, organ nakli için acele edilmemesini talep ediyor.
Fişini Çektirmedi, "hayata döndü"
Doktorlar da şaşırdı...
Doktorların “Yaşamaz” dediği Amerikalı adam, bağlı olduğu yaşam destek ünitesinin fişi ailesinin izniyle çekileceği sırada mucizevi şekilde hayata döndü.
İtalya’da 17 yıl komada kaldıktan sonra fişi çekilen ve hayatını kaybeden Eluana Englaro, dünyada komadaki hasta tartışmalarını tekrar alevlendirdi. İtalya ve dünya bu konuda ikiye bölünmüşken, Amerika’dan bir mucize haberi geldi. Kalp krizi geçirerek bitkisel hayata giren Mike Connely, 4 gün komada kaldıktan sonra tekrar hayata döndü. Kalp krizi nedeniyle California’daki Tri City Hastanesi’ne kaldırılan 56 yaşındaki adam, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayınca, makinelere bağlı yaşamaya başladı.
Gözünden yaş geldi
Dört gün komada kalan Connely’den umudu kesen doktorlar, ailesine fişinin çekilmesini tavsiye etti. Aile de bunu kabul etti. Yaşam destek ünitesinden çekilmesine kısa bir süre kala, Connely’nin oğlu, babasının gözünden yaş geldiğini gördü. Doktorlar, bu gelişmenin nedenini bulamadı ve her ihtimale karşı fişinin çekilmesini erteledi. Connely, kısa bir süre sonra komadan çıktı. Bilinci yerine gelen adam, birkaç hafta içinde taburcu olacak. Fransa’da Meral Tüzün adlı Türk anne, 17 yıl komada kalan kızı Berivan’ın beslenme tüpünün çekilmesine izin vermişti.
Vatan
"Can boğaza dayandığında, siz (o can çekişen kimseye) bakar durursunuz.Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.Eğer siz hesap ve ceza görmeyecekseniz, iddianızda doğru sözlü iseniz, o çıkmak üzere olan canı geri çevirsenize!..." (Vâkıa: 81-87)
“Akılsız yani diyanetsiz kadınların sütünü çocuklarınıza vermeyiniz. Zirâ tesir eder.” (Münâvî)
"Onlar dünya hayatının yalnız görünen kısmını bilirler.Ahiretten ise habersizlerdirler."(Rum: 7)
Hadisi şerif’'te buyururlar ki:
“İç hastalığı ile olsun, boğularak olsun, ölenler şehittir.” (Münavî)
“Humma ile ölenler şehittir.” (Münavî)
“Taun (Veba) hastalığı ile ölen her bir müslüman şehittir.” (C. Sağîr)
Hadis-i Şerif:
“Bir adamın yarası vardı. (Istırabına dayanamayıp) kendisini öldürünce Allah-u Teâlâ: ‘Kulum acele ederek bana geldi, ben de ona cenneti haram kıldım.’ buyurdu.” (Buhari. Tecrid-i Sarih: 668)
İnsan İki Kere mi Ölüyor !!!
"..Beyin ölümü gerçekleştiğinde vücud gıda alabilmekte hatta beden değişmeye devam etmekte. Yani vücud foonksiyonları canlı kalabilmekte"
Vaihakikatülmevt, Mecelle,Cilt-2 Sayı-3
Nakledilen Organların Durumu
Ameliyat ne kadar başarılı olsa bile nakil yapılan hastanın uzun süre gözetim altında tutulması gerekiyor.Nitekim böyle bir çocuk bir yıl geçmeden hayatını kaybetmişti.
"Vücuda yeni nakledilen organın tahribi olayı, her insanın yaratılışından getirdiği hususiyetlerden ileri gelmektedir.Parmak izlerine, sesine kadar farklılık gösteren ve diğer bütün insanlardan ayırtedilme vasfında olan her insanın, bu şahsiyet belirtisi, onun nakledilmiş ve başka şahsa ait olan böbrek, akciğer, kalp gibi organlar, alıcı tarafından yabancı olarak karşılanmakta ve vücudun koruyucu müdafa hücreleri aynen mikroplarla döğüştükleri gibi, eklenen parçaya da karşı çıkmakta, adeta ona da düşman muamelesi yaparak organı reddetmektedir."
Kaynak: Tıbb-i Nebevi
Bağışıklık Sistemini Baskılayan İlaçlar Diğer Hastalıklara Davetiye Çıkartıyor
"...Normalde bağışıklık sisteminin bu virüsle başarılı bir şekilde mücadele ettiğini söyleyen bilim adamları, organ nakli yapılan kişilere, organın vücut tarafından atılmasını önlemek için bağışıklık sistemini zayıflatıcı ilaçlar verildiğini, bu yüzden de virüsle mücadelenin zorlaştığını ifade ettiler.
e-kolay
Gazete Küpürleri..
Organ Nakli Hakkında basında çıkartılmış bazı başlıkları bu bölümde bulabilirsiniz...
Böbreğini Kardeşine Verdi, Şimdi Kendine arıyor.
Kanser Organ Nakliyle Geçiyor.
Dünya Organ Naklinde Hemfikir Değil...
Organ Nakli hakkında dini, ahlakî, felsefî tereddüt ve tartışmalar bütün dünyada geçerliliğini koruyan bir konudur.ESOT ve EDTA/ERA isimli kuruluşların Almanya'nın Münih kentindeki ilk müşterek toplantı sonrasındaki görüşler "Organ naklinde ahlak, adalet ve ticaret" başlığı altında kitaplaştırılmıştır. Türkçe çevirisi Ekrem Erek tarafından yapılan Nobel Tıp Kitabevi tarafından basılan bu eserde yer bulan bazı açıklamalar;
"Japonya ve bazı Asya kültürleri bugün bile beyin ölümünü kişinin ölümü olarak kabul etmez. İnsan organizması tecavüzkar girişimlere müsait kabul edilmediğinden kişi ancak bütün organları hayatiyetini kaybettikten sonra ölmüş olarak kabul edilebilir. Vital organların çıkarılması kişinin hayatını sona erdirdiğinden, müsade ancak kişi öldükten sonra alınabilir. Organ nakli ise ancak organ yaşıyorsa yapılabilir. Aksi takdirde biyolojik olarak naklin gerçekleşmesi imkansızdır. Joachim Gerlach'ın bir zamanlar söylediği gibi 'Bir insan ancak bütün organları fonksiyonlarını yitirdiğinde ölmüş kabul edilir.' denirse bu kişinin organ nakli için organ vermesi imkansızlaşır." (Sayfa 178)
Dünya Organ Naklinde Hemfikir Değil.
"Merak Konusu Olan olay Batı Avrupa'da Danimarka'nın beyin ölümü kriterini kabul eden son ülke oluşudur."(Sayfa 186)
"Bir televizyon programında bazı din bilginleri ve bir yazar organ naklini 'yamyamlıkla' eş değer tutmuşlardır."(Sayfa 186)