Organ Nakli Alternatifi Olmayan Bir Tedavi Yöntemi Değildir.
“Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.” (Ebu Dâvud: 3207 - İbn-i Mâce: 1616)
Organ Nakli Alternatifsiz Bir Tedavi Yöntemi Değildir.
Devletler ve Kuruluşlar Bilim Dünyasını Bu Yönde Teşvik Etmelidir.
Görüldüğü gibi tıp insanın yaratılışındaki ilahi nizamı, harikulade sistemleri tespit ediyor ve bildiriyor.Belki bir gün insanoğlunun yapısındaki sırlar daha çok çözülecek.İlim erbabının bu sırları çözerken yapması gereken insanoğlunun mükerremliğine zarar vermeyecek, ilahi yaratışa müdahele içermeyen tedavi yollarını araştırmak ve bulmaktır.
Alternatif Tedaviler
Tıp çok hızlı ilerlemekte, organ naklinden çok daha iyi tedavi yöntemleri geliştirilmektedir. Bu tür yöntemlere daha çok kaynak ve emek ayrıldığı zaman, çok kısa zamanda büyük başarılar sağlanması mümkün olabilecektir. Bilim adamları tıbbi mahsurları çok olan ve insanın mükemmelliğine aykırı bir yöntem yerine, aşağıda örnekleri görülen tedavi yöntemlerine zaman, emek ve para harcamalıdır. Devletler ve kuruluşlar bilim dünyasını bu yönde teşvik etmelidir.
Bu da Yapay Kemik - Süngerimsi yapay kemik üretildi Japon araştırmacıların ürettiği süngere benzeyen yapay kemik, makasla bile kesilebiliyor.
- Yapay kemik, vücut içinde gerekli yere kolaylıkla yerleştirilebiliyor, kemik dokusuna yapışıyor ve birkaç ay içinde yeni kemik oluşmasını sağlıyor.
İlk Yapay Göz - Doğrudan optik sinire bağlanabi- len ilk yapay gözün üç dört ay içinde görmeyen bir kadına takılması bekle- niyor. Aracın ileride retinaları zarar gör- müş, hatta tümüyle tahrip olmuşlar da dahil, göremeyen pekçok kişiyi sınırlı da olsa yeniden görme olanağına ka vuşturacağı sanılıyor. Belçika’nın Louvain kentindeki Katolik Üniversitesi araştırmacılarınca geliştirilen yapay göz, optik sinir üzerindeki değişik noktaları uyararak beyinde görsel duyular uyandırıyor. Deney aşamasındaki başka implantlar retina üzerindeki ganglia hücrelerini, hatta beynin görme korteksini uyarıyorlar.
Ancak Louvain ekibini yöneten Claude Veraart’a göre bunlar, tanınabilir görüntüler yaratabilmek için çok sayıda elektrodu gerektiriyor, bu da üretilmelerini aşırı derecede karmaşıklaştırıyor. Oysa Belçikalıların geliştirdiği düzenekte, optik sinirin çevresine sarılan ve yalnızca dört noktada elektriksel temas yapan bir bobin bulunuyor. Elektrik sinyallerinin fazlarını ve şiddetlerini değiştirerek bobin, optik sinirin değişik bölge lerini uyarabiliyor. Beden dışındaki bir kameradan gelen video sinyalleri, radyo anteniyle, kulağın arkasında deri altına yerleştirilmiş mikroçipe iletiliyor. Veraart, düzeneği iki yıl süreyle, görmeyen bir kadın üzerinde denemiş.
Deneğe, uygulanan çeşitli uyarıların geldiği yönü işaret etmesini söyleyerek araştırmacılar, kamera görüntüsündeki pikselleri, görüş alanı üzerine oturtmayı başarmışlar. Veraart, bunun ancak deneğin daha önce görebildiği ve bir şeye "bakmayı" bildiği için mümkün olduğunu vurguluyor. Araştırmacılar, düzeneğin en azından görmeyenlere önlerindeki engellere çarpmama yetisi kazandıracağını düşünüyorlar. Ancak nakil için yeni bir takım testlerin tamamlanması gerekiyor.
Önemli bir faktör, deneklerin önlerindeki engeli belirleme süreleri. Veraart, "eğer bu iş 30 saniye alıyorsa, düzeneğin fazla pratik yararı yok demektir" diyor. Ancak denek önüne konan engellere görece hızlı tepki verirse, düzenek Ağustos’tan başlayarak en az üç hasta üzerinde daha denenecek. Bazı araştırmacılarsa, deneylerin abartılı beklentiler uyandırmasından çekiniyor. Londra’daki Kraliyet Körler Enstitüsü’nden Rebecca Griffith, “dört ay, deneylerin başlaması için geçecek süre; düzeneğin piyasaya sürülmesi için değil” diyor. New Scientist, 29 Nisan 2000 .
“Akılsız yani diyanetsiz kadınların sütünü çocuklarınıza vermeyiniz. Zirâ tesir eder.” (Münâvî)
Yapay Kan İçin Önemli Buluş
Hergün yeni bir buluşla dünya gündeminin zirvesine oturan bilim adamları, şimdi de tütün bitkisinden insan kanındaki hemoglobin maddesini üretmeyi başardı..
27 Şubat 2005 Milliyet Haberi
Ankara Üniversitesi'nde ilk kez akut kalp krizi geçirmiş bir hastada kök hücre nakliyle kalp dokusu oluşumu sağlandı...Böylece kalp krizi yaşayan hastalara anında kök hücreyle tedavi şansı yakalandı.
Biyonik Çene
Almanya'nın Kiel Üniversitesi'nde cerrahlar, bir hastanın kanser nedeniyle yok olan çenesinin yerine, metal bir iskelet üzerinde yerleştirdikleri kök hücrelerle yeni bir çene yaptılar.

Kalp Nakli Tarih Oldu - İlik hücreleriyle hasarlı kalp dokuları onarıldı Yakında kalp nakline ihtiyaç duyulmayacak Almanya'nın Heinrich-Heine Üniversitesi kardiyologları uzun zamandır üzerinde çalıştıkları araştırma sonunda kalp sorunları olan ve kalp nakli için bekleyen hastalar için umut veren sonuçlar elde ettiklerini açıkladı. Uzmanlar, çalışmalarında kullandıkları yöntem ile ilik hücreleriyle kalbin zarar gören dokularını yenilediklerini belirtti. Araştırmayı yürüten uzmanlardan Ketty Schwartz, ilik hücrelerinin bazı koşullarda cilt, kas, sinir gibi farklı dokulara dönüşme özelliğine sahip olduğunu açıkladı.
Denemeler başarılı
Yöntemin 46 yaşındaki bir hastada başarıyla uygulandığını bildiren uzmanlar, ABD'de gerçekleştirilen operasyondan 10 hafta sonra yapılan incelemede hastanın kalp sağlığında belirgin bir iyileşme izlendiği ve ilik hücrelerinin kalp kası hücrelerine dönüştüğü kaydedildi. Schwartz, enfarktüs nedeniyle kalbinin sol karıncık çeperlerinin büyük bir kısmının tahrip olduğunu belirttiği hastanın kalbinin bu bölümüne enfarktüsten dört gün sonra ilik hücreleri enjekte edildiğini söyledi. İlik nakilleriyle birçok hastanın organ naklinden kurtulacağını belirten kalp uzmanları, şimdiye kadar toplam 7 hasta üzerinde denedikleri yöntemin hepsinde olumlu sonuçlar aldıklarını ifade etti.
- Akşam Gazetesi 2001/08/31

- 2004-11-15 Milliyet
Yanaktan Kornea
Japon doktorlar, yanağın içinden alınan dokuları işleyerek ince bir tabaka haline getirdi.Bu tabaka, ağrılı bir hastalık olan kornea zedelenmesi bulunan hastalarıngözüne yerleştirildi.Operasyondan sonra hastaların görme yetenekleri artarken, ağrıları da azaldı.Bu hastalıkta, organ bağışı yapanlardan alınan kornealar kullanılıyordu.